Ar-Ge ve İnovasyon

Küresel değer zincirinin sağlam bir parçası olmak için hamle yapan Türkiye, teknolojik gelişime ve Ar-Ge’ye yöneliyor.

Son yıllarda ülke genelinde çoğu üniversite destekli olmak üzere 52 teknokent faaliyete geçti. Ar-Ge, teknoloji transfer merkezi, kuluçka merkezi ve nitelikli yatırımlar buralarda yoğunlaşmaya başladı. 2000’li yılların başında 3-4 milyar dolar düzeyinde olan Ar-Ge harcamaları dört kattan fazla artarak 16 milyar doların üzerine çıktı.

Bugün Türkiye’de 600’ün üzerinde Ar-Ge merkezi bulunuyor. Bunların 100’e yakını Siemens’ten Cisco’ya, Unilever’den Renault’a global şirketlere ait. Ford’un Türkiye’deki Ar-Ge merkezi şirketin global düzeyde 3’üncü büyük merkezi. Fiat’ın Bursa’daki Ar-Ge merkezi şirketin İtalya dışında Avrupa pazarına hizmet veren tek merkezi konumunda. Samsung, 2015’te İstanbul Teknopark’ta Ar-Ge merkezini, 2016 yılında ise inovasyon merkezini kurdu.

Teknoloji üretimi ile araştırma ve geliştirme konusunda pek aktif olmayan iş dünyası son dönemde verilen teşviklerin de etkisiyle hızla bu alana yöneldi. Türkiye’nin dört bir yanında yükselen Ar-Ge merkezlerinde ilk hedef 1000 adede ulaşmak.

Küresel İnovasyon Endeksi’nde Türkiye 2012 yılında 142 ülke arasında 74’üncü sıradaydı. 144 ülke arasında yapılan 2015 yılı endeksinde 58’inci sırada yer aldı. 2017 yılında ise tam 15 sıra birden ilerledi ve “dünyanın en inovatif ülkeleri” arasında 43’üncü sıraya yükseldi. Türkiye, Küresel İnovasyon Endeksi sıralamasında orta gelirli ülkeler arasında ise dördüncü sırada yer alıyor.